1 Mart 2010 Pazartesi

.dont cry dont cry baby



Düşünüyorum, geçmişe dönüyor; hatırlıyorum...
Üç yaşımın:
Anlamsız, renkli; John Lennon sevgisi..
Kız yaftası; aşk sandığım merak ve bugün gülerek, sadece ruh benzerliği dediğim: Jim Morrison...
Bir amerikalının çöpe attığı: Etta James plağı ve ilk, ''At Last''i dinleyişim...(4-5 yaşında bu melodiyi dinlerken neler hissettiğimi sanırım asla anlatamam size...)
Sadece haftasonları gördüğüm annemin yan odada çalan, başta The Doors ve Beatles olsalarda her cumartesi duyduğum; minik minik kurabiyeler gibi Jazz kokan amerikan şarkılarını mırıldanması...

Şimdi ise büyümeyi ve hayallerimin çalınmasını ekliyorum bunlara.
Ama ben kulaklarımdaki müziği her gün daha fazla derinlerimde hissediyorum ve bunları yaşadığım için hafifçe gülümsüyorum güneşe bakarak.. biliyor musunuz?....

Böyle tuhaf bir karmaşa benimkisi...

♫♪♪♪♫♫ Don't cry don't cry baby...♫♪♪♪♫♫ *

(*Etta James)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder